Online Ziyaretçi 1
Toplam Üye 218

''Doğal Gıda'' Organik Gıda Demek Değil!

ornek resim
29 Mayıs 2009 - 13:47
Bu haberi 610 kiÅŸi okudu

Hormonlu, tarım ilacı kullanılmış, genetiği bozulmuş gıdaların insan sağlığına verdiği zararlar ortaya çıktıkça organik yöntemlerle üretilen besin maddelerine olan ilgi giderek artıyor.

ornek resim
ornek resim
ornek resim

Bu İşlemi Yapabilmeniz İçin Üye Olmalısınız
Gizle

ornek resim

Gıda üreticileri, ürünlerinin ambalajına 'doÄŸal' ifadesini koyarak piyasaya sürüyor. Tüketici tarafından bu ifade 'organik' ürünmüÅŸ gibi algılansa da gerçek böyle deÄŸil.

BuÄŸday Ekolojik YaÅŸamı Destekleme DerneÄŸi'nin yürüttüÄŸü '%100 Ekolojik Pazar' projesinin koordinatörü Batur ÅžehirlioÄŸlu, gıda üreticilerinin halkı yanılttığını söylüyor. 'DoÄŸal' kavramının kanun ve yönetmeliklerde yerinin olmadığını belirten ÅžehirlioÄŸlu, "Bu firmalar önceden de aynı ÅŸeyi satıyorlardı.

Tüketici biraz bilinçlenmeye baÅŸlayınca aynı malı ambalajın üzerine 'doÄŸal' yazıp piyasaya çıkarıyorlar. Bu kavramın yasal bir dayanağı yok. İnsanlar 'organik' veya 'ekolojik' ifadesinin tam olarak ne anlama geldiÄŸini bilmediÄŸi için doÄŸal yazanı kendine daha yakın hissediyor ve tercihini bu yönde yapıyor. Sektöre yatırım yapacak firmaların ürünlerinin reklamını yapmanın yanında 'organik' kavramını da anlatacak tanıtımlar yapmalı." diye konuÅŸuyor.

Batur ÅžehirlioÄŸlu'nun verdiÄŸi bilgilere göre, konvansiyonel tarımda (sentetik kimyasal tarım) fenni veya suni denilen insan saÄŸlığına zararlı gübre ve böceklere karşı tarım ilaçları kullanılıyor. Organik tarımda ise, tohumdan tüketiciye ulaÅŸana kadar üretimin her aÅŸamasında insan saÄŸlığına zararlı olmadığı tespit edilmiÅŸ malzemeler var.

Mesela suni gübre yerine maden yataklarından doÄŸal olarak elde edilmiÅŸ mineraller veya toprağın üst tabakasından elde edilen kompos maddesi ile toprak besleniyor. Kimyasal ilaç yerine bitki özlü ilaçla ürünler böceklerden korunuyor. Zaten daha çok tuzak ve biyolojik mücadele yöntemleri uygulanıyor. Bitleri yemesi için uÄŸur böceÄŸi salmak gibi.

Hormon, ilaçlı ve genetik olarak yapısı bozulmuÅŸ tohum kullanılmıyor. Organik ürünler depolanırken ve satılırken konvansiyonel ürün ile yan yana bile getirilmiyor. Depolarda haÅŸerata karşı ilaçlama yapılmıyor. Mamul ürünlerde gıda katkı maddeleri kullanılmıyor. Bazı katkı maddeleri eser miktarda olabiliyor.

Organik gıdalar Tarım Bakanlığı'nın yetki verdiÄŸi kontrol sertifikasyon firmaları tarafından tüketiciye ulaÅŸtığı ana kadar denetleniyor. Yapılan her iÅŸlem sertifikalı ve faturalı olduÄŸu için suistimal edilemiyor. Batur ÅžehirlioÄŸlu, Türkiye'de organik tarımın henüz çok küçük bir sektör olduÄŸunu belirtiyor. Bu da üretim maliyetlerini artırdığı için tüketiciye yansıyor. Sektör büyüdükçe organik ürün fiyatlarının konvansiyonel ürünlerle aynı seviyeye düÅŸmesi öngörülüyor.

Ekolojik pazarda tezgâh açan Serap Uysal, 10 yaşındaki oÄŸlu Eray ile birlikte satış yapıyor. Bakliyatı Gaziantep'ten, pekmezi Kütahya'dan, meyve kurularını İzmir'den alıyor.

150'ye yakın ürün var


Türkiye'de üretilen organik ürünlerin tamamına yakını yurtdışına gidiyor. İç piyasaya yönelik yaÅŸ sebze meyve üretimi yapılmıyor; çünkü halka çok fazla anlatılmadığı için talep az. '%100 Ekolojik Pazar' projesinin koordinatörü Batur ÅžehirlioÄŸlu, pazarın tüketiciye, üreticiye ve giriÅŸimciye organik tarımın yapılabilirliÄŸini göstermek için kurulduÄŸunu belirtiyor.

Pazarda sadece kayıtlı üreticilerin denetlenmiÅŸ ürünleri satılabiliyor. Pazara giren ve çıkan her ÅŸey tartılıyor veya sayılıyor. Böylece çiftçilerin organik tarım yaptığı araziden alabileceÄŸi hasat ile yıl içinde sattığı miktar karşılaÅŸtırılabiliyor.

İlk haftalar 4 ton civarında olan satış bugün 7 ton seviyesine çıkmış durumda. 150'ye yakın taze sebze ve meyve üreticisinin ürünleri ve 71 ekolojik marka tüketicinin kullanımına sunuluyor. Pazarda ürünü taze veya mamul halde yer bulan üretici sayısı 1000'in üzerinde

yorumyaz
guvenlik yenile tümünü oku