Online Ziyaretçi 1
Toplam Üye 218

Hergün Biraz Daha Zehirleniyoruz!

ornek resim
27 Mayıs 2009 - 16:35
Bu haberi 264 kiÅŸi okudu

Yiyecek ve içeceklere konan 15 bine yakın katkı maddesi var. AB, birliğe üye ülkelerde bunları yasaklarken, Türkiye kendi insanının sağlığını güvence altına alan yasal korumaları sağlayabilmiş değil!

ornek resim
ornek resim
ornek resim

Bu İşlemi Yapabilmeniz İçin Üye Olmalısınız
Gizle

ornek resim

Gıda üreticilerinin ölümcül oyunlarına, SaÄŸlık ve Tarım Bakanlığı"nın yeterli derecede önlem almaması tepki topluyor. Åžirketlerin, bitmek tükenmek bilmeyen rant hırsıyla ölüme davetiye çıkaran çirkin rekabetinin kurbanı ise tüketiciler! Gıdadan temizliÄŸe, giyimden teknolojiye kadar insanı sadece tüketen bir obje olarak ele alan vicdansız rekabet hırsı, kitlesel ölümlere neden olabilecek bir piyasa çemberi oluÅŸturdu.
Kimyasal atıklar, kanserojen ürünler, hormonlar, GDO(GenetiÄŸi deÄŸiÅŸtirilmiÅŸ) gıdalar, zararlı katkı maddeleri, yiyecek, içecek, giyecek, mobilya ve temizlik ürünlerindeki kimyasallar, cep telefonu baÅŸta olmak üzere elektronik eÅŸyalardaki radyasyonlar gibi insan saÄŸlığını tehdit eden zehirli kimyasallarla ilgili olarak her gün yeni bir dehÅŸet verici haber dinliyor ya da gerçeÄŸi öÄŸreniyoruz. Üstüne bir de dünya ilaç tekellerinin Türkiye"de düÅŸük gelirli insanları kobay olarak kullanması gibi haberler vatandaÅŸların tedirginliÄŸini had safhaya çıkarıyor. Sadece yiyecek ve içeceklere konan 15 bine yakın katkı maddesinden yüzlercesi saÄŸlığa zararlı ve AB standartlarına göre içeriÄŸinde bu katkı maddeleri olan ürünlerin Avrupa ülkelerinde satışı yasak.

Vicdansız rekabet hırsı
Ancak Türkiye, birçok konuda olduÄŸu gibi bu kanserojenler ve kimyasallarla ilgili standartlarını belirleyebilmiÅŸ ve kendi insanının saÄŸlığını güvence altına alan yasal korumaları tam olarak saÄŸlayabilmiÅŸ deÄŸil. Özellikle çok uluslu ÅŸirketlerin, uçsuz bucaksız rekabet pazarında, ayakta kalabilmek ve daha geniÅŸ kitlelere ulaÅŸabilmek için, bitmek tükenmek bilmeyen para ve rant hırsıyla, insan saÄŸlığını günden güne hiçe sayan ve ölüme davetiye çıkaran tehlikeli ve çirkin bir rekabet pazarı kurduÄŸuna ÅŸahit oluyoruz. Bu rekabette, trans yaÄŸlar, kimyasal ürünler, zehirli katkı maddeleri ile temizlikten, giyime ve gıdaya kadar insanı sadece tüketen bir obje olarak ele alan vicdansız rekabet hırsı, kitlesel ölümlere neden olabilecek bir piyasa çemberi oluÅŸturdu. Cep telefonlarından, gıdaya, temizlik malzemelerinden içeceklere kadar saÄŸlıksız, zararlı ve hatta riskli beslenme ve yaÅŸam tarzı her geçen gün yükselirken, insanların bu konuda ilgisiz ve pasif kalması, halk saÄŸlığını hiçe sayan ahlaksız ÅŸirketlerin de ekmeÄŸine yaÄŸ sürüyor. Özellikle gıda sanayinde ÅŸirketlerin, insan saÄŸlığını tehdit eden ölümcül oyunlarına, SaÄŸlık ve Tarım Bakanlığı"nın yeterli derecede önlem almadığına ÅŸahit oluyoruz.

Gıda denetimi niçin Tarım Bakanlığı"nda?
GeçtiÄŸimiz yıllarda gıdada SaÄŸlık Bakanlığı"nın yetkilerinin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı"na devredilmesine iliÅŸkin protokol imzalandı. Mevzuat uyarınca, gıda üretim yerleri Tarım ve Köy İşleri, satış yerleri ise SaÄŸlık Bakanlığı ve belediyeler tarafından denetleniyor. Yasaya göre, SaÄŸlık Bakanlığı sadece içme suları ve tedavi amaçlı gıdaların üretim ve ticaretinde yetkili! Türkiye"de faaliyette olan 27 bin gıda sanayi iÅŸletmesinin 10 bini denetlenemiyor. Bunun nedeni de sadece 17 bininin Tarım ve Köy İşleri Bakanlığı"nın gıda siciline kayıtlı olması!

Kolalı içeceklerdeki büyük tehlike
Özellikle gençlerin büyük ilgi gösterdiÄŸi ve adeta bağımlılık yapan gazlı, kolalı ve sodalı içecekler de büyük risk taşıyor. Bu içecekler, gençlerin yeterli vitamin almalarını önlediÄŸi gibi aşırı tüketenlerde, özellikle 02-17 yaÅŸ gurubunda vücudun yeterli oranda A vitamini almasına mani olduÄŸundan, gözler baÅŸta olmak üzere vücudun savunma sisteminin güçlenmesini engelliyor ve vücudun karbondioksit yüklenmesine neden oluyor.

"Archive of Pediatrie and Adolescant Medicine" dergisinin Raporu:
Gazlı içecekler, kemik geliÅŸimini engelliyor
"Kolalı içecek tüketen 02-17 yaÅŸ grubundaki çocukların yeterli derecede mineral ve kalsiyum alamadıkları, bunun da kemiklerin güçlenmesine ve geliÅŸmesine engel olmaktadır. Ayrıca 06-17 yaÅŸ gurubunun kolalı ve sodalı içecekleri fazlaca tüketmelerinin, magnezyum eksikliÄŸine yol açtığı, bunun da vücutta bir çok dengeyi altüst ederek geliÅŸmeyi yavaÅŸlattığı hatta durdurduÄŸu anlaşılmıştır. 2001 ÅŸubat ayında Boston çocuk hastanesi ecza bölüm baÅŸkanlığı tarafından yapılan bir araÅŸtırmada da araÅŸtırmada, ÅŸekerle tatlandırılmış kolalı ve sodalı tüketimlerin çocukların geliÅŸmesinde zararlı rol oynadığı tespit edilmiÅŸtir. Boston çocuk hastanesi çeÅŸitli yörelerden ve okullardan 07-11 yaÅŸ gurubunda 548 öÄŸrenciyi Massachusetts"ta bir araya getirmiÅŸ ve 19 ay incelemeye almış, yaptığı klinik incelemelerde bu sonuç kesinlik kazanmıştır.

KATKI MADDELERİ

Bir katkı maddesi gıdada kullanım için uygulandığında bir E kodu ve numarası ile iÅŸaretlenir. E koduyla tanımlanan katkı maddeleri gıdaların tüketicilere saÄŸlıklı bir yolla ulaÅŸabilmeleri amacıyla bileÅŸimlerinde bulunması gerekli olan maddelerdir. Her bir gıda katkısı kategorisi bir numara aralığında sınıflandırılır. Antioksidanlar 300 aralığında, koruyucular 200 aralığında, tüm renklendiriciler 100 aralığında, emüsifiye ediciler, stabilizerler, kıvam arttırıcılar ve jelleÅŸtiriciler 300 ve 400 arasında bulunurlar. Gıdalarda geçici olarak kullanıma izin verilen katkılar aynı seride E numarası olmadan sıralanır. Besinlere katılan ve "katkı maddesi" olarak anılan kimyasal katkıların sayısı günümüzde 3 bin 500"e, yarı kimyasal maddelerin sayısı ise 100 bin sınırına yaklaÅŸmış durumda. Bunların bir çoÄŸu halen yasal prosedürler gereÄŸi daha zararlarının ortaya çıkma süresi tamamlanmadığından veya zararları ancak uzun vadede anlaşılabileceÄŸinden dolayı yoÄŸun olarak gıda maddelerinde kullanılmaya devam ediyor. Kanser, yüksek tansiyon ve ona baÄŸlı rahatsızlıklar, astım, alerji, kansızlık, migren, çeÅŸitli baÅŸ aÄŸrıları, beyin dokularında bozukluk, sindirim sistemi bozuklukları, mide ve kalın barsak kanserleri gibi bozukluk ve hastalıklara yol açan katkı maddelerinin ülkemizde tüketimi yılda 3 kg. civarında. Konservelerde kullanılan anti-mikrobial tesirli benzoik asit ve tuzları aynı zamanda margarinlerde, sofralık zeytinlerde, reçellerde, gazlı ve gazsız içeceklerde mamulün ömrünü uzatmak amacıyla kullanılıyor. Genetik müdahale görmüÅŸ, parlatılmış, irileÅŸtirilmiÅŸ, dış etkenlere, iklime, böceklere ve hastalıklara karşı suni olarak korunmuÅŸ sebze ve meyveler de albenili görüntülerinin arkasında büyük riskler taşıyabiliyor. Kremalı bisküviler, kekler, ketçap ve mayonezler, etsu / tavuksu konsantre tatlandırıcılar, turÅŸular, hardallar, salçalar, poÅŸette ÅŸoklanıp, dondurulmuÅŸ gıda ürünleri ve ÅŸekerlemelerde de, raf ömrünü uzatmak, canlı hale getirmek, renklendirmek için insan saÄŸlığını hiçe sayarak hazırlanmış ne olduÄŸu belirli belirsiz maddeler, karışımlar, kimyasal bileÅŸimler bulunuyor.

MSG katkısı zehirliyor!

MSG (Mono Sodyum Glutamat) isimli katkı maddesi, içine konulduÄŸu yiyeceklerin tadının beyin tarafından güzel algılanmasını saÄŸlıyor. Tatlı, tuzlu her yiyeceÄŸe konuluyor. En berbat ürünlere bile bu nedenle MSG konuluyor. MSG"nin saÄŸlığa zararları ile ilgili bir rapor Dünya SaÄŸlık Örgütü"ne sunulmuÅŸ durumda.

MSG"nin zararları
- Sinir hücrelerine zarar veriyor. Yol açtığı hastalıklar merkezi sinir sistemi tahribati ve buna baÄŸlı olarak Alzheimer, Parkinson, Huntington hastalıkları, Sara (epilepsi).

- Retinal dejenerasyon (göz retina tabakası hasarı)

- Yağ birikimi, doyma mekanizmasında bozukluk, obezite

- Büyüme hormonu baskılanması

- Pankreas hasarı, insülinde artış ve buna baÄŸlı olarak diyabet

- Böbrek ve karaciÄŸerde hasar

- Bu madde hamilelerde plasenta bariyerini geçebiliyor yani bebek de aynı etkilere maruz kalabiliyor.

- Piyasadaki hemen hemen tüm cipslerde bu madde var.

Ekmekteki tehlike!
Dünya"da en çok ekmek tükten toplumların başında geliyoruz. Ancak son yıllarda ekmek ÅŸikayetleri hiç gündemden düÅŸmüyor.
 Ekmek düzenli tüketilen bir temel besin maddesi olması nedeniyle aÅŸağı yukarı tüm tüketicilerin bu konuda tedirgin.

- Ekmeklik unun üretiminde un fabrikalarında beyazlatma amaçlı olarak kullanılan ve kanserojen madde olduÄŸu belgelenen
"benzoil peroksit" maddesinin yasaklanmaması nedeniyle un fabrikalarının yarısı tarafından halen kullanılıyor.

- Fırınların un depoları nemli ve saklama koşullarına uygun değil.

- Ekmek üretiminde hijyen koÅŸullarına riayet edilmiyor.

- Sağlıksız ve yasal olmayan katkı maddeleri kullanılıyor.

Aldığımız nefes bile kirli!

Son yüzyılın önemli sorunlarından biri de hava kirliliÄŸinin yaratmış olduÄŸu saÄŸlık problemleri. Çocuklar hava kirliliÄŸinin olumsuz
etkilerine eriÅŸkinlere göre çok daha açık. Çocukların akciÄŸerleri geliÅŸim süresinde olduÄŸundan, bu dönemde havadaki toksik maddeler
 onları daha olumsuz etkiliyor. Arabaların çoÄŸalması ile egzos dumanının ve sanayi bölgelerindeki atıkların neden olduÄŸu dumanın dış
ortamdaki hava kirliliÄŸinin artması sonucu solunan kirli havada var olan karbon monoksit, nitrojen dioksit, ozon, sülfür dioksit gibi
irritan gazların solunması solunum yollarını duyarlandırarak astım gibi allerjik hastalıkların görülme sıklığını arttırıyor. Allerji
 riskini arttıran sadece kirli hava da deÄŸil. Åžehirde yaÅŸayan daha hijyenik ortamlarda büyüyen çocukların mikroplarla daha az karşılaÅŸması
 sonucu savunma sisteminin dengesi bozularak allerjik hastalıkların geliÅŸimi kolaylaşıyor. 1990"lı yılların baÅŸlarından itibaren ev içi ortamın
hızla deÄŸiÅŸmesi, evlerin birçoÄŸunun halı ile kaplanması sonucu ev tozu akarlarının artması da allerji geliÅŸimini destekliyor.

Hormonlu gıdalar çocukları vuruyor!
Sıklıkla tüketilen hormonlu gıdalar, vücuttaki hormon dengesinin ve bağışıklık sisteminin bozulmasına, ÅŸiÅŸmeye, yaÄŸlanmaya ve hücreleri
zayıflatarak kanser yatkınlığını artırmaya neden oluyor. Özellikle geliÅŸim çağındaki çocuklar hormonlu gıda terörünün tehdidi altında.
 Metabolizma deÄŸiÅŸikliÄŸi yaratan hormonlu gıdaların yarattığı geliÅŸim bozukluklarının başında obezite geliyor. Hormonlu gıdalarla beslenen
 çocukları ilerleyen yıllarda bir sürü hastalık bekliyor.

Hormonlu gıdaların yol açtığı hastalıklar
Uykusuzluk, yorgunluk, baş ağrısı, egzama, hafıza kaybı ve konsantrasyon eksikliği, depresyon, bağışıklık sisteminde zayıflık,
otoimnun hastalıklar, yüksek tansiyon, kalp-damar hastalıkları, safra taÅŸları ile kanser. Öyle ki Belçika"da yapılan bir araÅŸtırma,
tarımda kullanılan bazı ilaçların östrojenik etkiyi artırarak kız çocuklarda erken adet, erkek çocuklarda meme büyümesi yaptığını ortaya koydu.
 Uzmanlar, özellikle okul kantinlerinde bu tür gıdaların satışının yaygın olduÄŸunu, velilerin çocuklarına meyve suyu yerine süt ve taze meyve vermesi
gerektiÄŸine iÅŸaret ediyor.

ZARARSIZ KATKILAR
E100, 103, 104, 105, 111, 121, 122, 126, 130, 132, 140, 151,152,160,161, 162, 163, 170, 174,175, 180, 181, 200, 201, 202, 203, 203, 236, 237, 238,
 260, 261, 262, 263, 270, 280, 281, 282, 290, 300, 301, 303, 304, 305, 306, 307, 308, 309, 322, 325, 326, 327, 331, 332, 333, 334, 336, 337, 382,
400, 401, 402, 403, 404, 405, 406, 408, 410, 411, 420, 421, 422, 440, 471, 472, 473, 474, 475, 480

ÅžÜPHELİ KATKILAR
E125, 141, 150, 153, 171, 172, 173, 240, 241, 477, 605 E220, 221, 222, 223, 224, 338, 339, 340, 341, 460, 461, 466, 407
(mide ve bağırsak hastalıkları riski) E200, (Vitamin B12"yi yok etme riski) E250, 251, 320, 321 (kalp damar hastalıkları riski)
 

TEHLİKELİ KATKILAR
E102, 120, E311, 312 (Nörolojik hastalıklar)

KANSOREJEN KATKILAR
E330, E102, 110, 123, 124, 131, 142, 210, 211, 213, 214, 215, 216, 217. AB ülkelerinde yasaklanan E211, (Sodyum Benzoat) bazı ketçap markalarında, E123 ise bazı renkli draje çikolata ve kaymaklı bisküvilerde halen kullanılıyor.

 

yorumyaz
guvenlik yenile tümünü oku