Hep duyarız sabah uyandıktan sonra kahvaltıdan önce spor yapmanın yararlı olduğunu.Oysa çalışanlar gitmeden önce spor yapmaya ve duş almaya vakit bulamayacaklarından akşamları spor yapmak zorunda.
Bu İşlemi Yapabilmeniz İçin Üye Olmalısınız
Gizle
Atatürk Üniversitesi Fen Fakültesi Kimya Bölümü'nce yapılan bir araÅŸtırmada bazı biyolojik saat genlerinin çalışma mekanizmaları belirlendi.
İnsanların genellikle sabah saatlerinde yaptığı sporun faydalı deÄŸil aksine zararlı olduÄŸunu belirten uzmanlar, sporun akÅŸam saatlerinde yapılmasının çok daha saÄŸlıklı olacağını bildirdiler.
AraÅŸtırmayı yapan ekibin baÅŸkanı Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan KüfrevioÄŸlu, doÄŸru bilinen bir çok davranış yanlışlığının gen ÅŸifrelerinin çözülmesiyle anlaşılacağını söyledi.
TÜBİTAK, DPT ve Atatürk Üniversitesi Bilimsel AraÅŸtırma Projeleri Birimi tarafından desteklenen, Fen Fakültesi Dekanı Prof. Dr. İrfan KüfrevioÄŸlu, 10 bilim adamı ile Almanya’nın Göttingen Max Planck Enstitüsü öÄŸretim üyelerinden Prof. Dr. Gregor Eichele'in yürüttüÄŸü projelerle, 750 genin fare embriyosu üzerindeki ekspresyon haritaları çıkarıldı.
BeÅŸ ülkenin 20 bin fare üzerinde ortaklaÅŸa yürüttüÄŸü çalışmanın sonuçları ‘www.genepaint.org' web sayfasında bilimin hizmetine sunuldu. Bu çalışmalar birçok biyokimyasal- fizyolojik olayların ve genetik hastalıkların nedenlerinin anlaşılmasına ışık tutarken yeni tedavi yöntemlerinin geliÅŸtirilmesine de katkıda bulunacak.
KüfrevioÄŸlu ve ekibi ile Eichele, fareler üzerindeki gen çalışması sonrası biyolojik saat genleri üzerine çalışmalarını yoÄŸunlaÅŸtırdı. Proje için 2006 yılında Almanya'ya giden Fen Fakültesi Kimya Bölümü'nden Dr. Harun Budak, Hannover ve Göttingen Max Planck Enstitüsü'nde “Biyolojik saatin gen seviyesinde düzenlemesi” konusunda deneysel çalışmalar yaptı. İnsan ve diÄŸer bütün canlıların metabolik, fizyolojik ve davranışsal olarak saniye, dakika, saatler ve günler mertebesinde ritimlere sahip olduÄŸunu belirten Fen Fakültesi Dekanı KüfrevioÄŸlu, bu ritimlerin varlığının daha önceden bilinmesine karşın, yapılan çalışmayla bu ritimlerin genetik olarak düzenlendiÄŸinin anlaşıldığını belirtti. Sirkadien (24 saatlik) genlerinden ilk olarak 1994’de ’CLOCK’ geninin keÅŸfedildiÄŸini ve bugüne kadar 11 tanesinin tanımlandığını ifade eden KüfrevioÄŸlu, bu genlerin uyku, tansiyon, vücut sıcaklığı ve uyanma gibi yaÅŸam ritimlerini düzenlediÄŸini kaydetti.